Haber

Yapay Seçilim Nedeni ile Yüzyıllar İçinde Evrim Geçiren 6 Sebze ve Meyve

Yapay Seçilim Nedeni ile Yüzyıllar İçinde Evrim Geçiren 6 Sebze ve Meyve

Evrim teorisinin esas taşlarından olan doğal seçilim hâlâ tartışılan bir konu. Temel olarak, çevresel etmenler sonucu en zinde türlerin ayakta kaldığı bir harmoni olarak kabul ediliyor. Suni seçilim ise adamakıllı insan veya insan kaynaklı diğer etmenler nedeniyle oluşan bitki ve hayvanların var olması anlamına geliyor. Biyoloji alanında, her geçen gün yeni bir gelişme yaşanması sonucu yapay seçilim örnekleri giderek artıyor ve günlük hayatta karşımıza çıkıyor. 

Suni seçilim kısaca nedir sorusunun herkes tarafından anlaşılır bir yanıtı var. Ancak bu seçilim süreci için yapılan işlemler, sadece işin uzmanları kadar görünürde bir işlem. Günlük hayatın her alanında karşımıza yapay seçilim sonucu üretilmiş türler var. İnsanlığa daha iyi bir besin ve yaşam arzetmek için geliştirilen suni seçilim örnekleri epeyce hayret verici olabiliyorlar.

Aşağı, 17. yüzyıldaki bir karpuzun nasıl olduğunu görüyorsunuz:

yabani karpuz

Suni seçilim öncesi karpuzların neye benzediğini Giovanni Stanchi isimli ressamın 17. yüzyılda yaptığı bir resimde görebiliyoruz. Bol çekirdekli, içinde boşluklar olan ve bildiğimiz anlamdaki karpuzu sadece hatırlatan bu karpuzlar uzun zamandır hayatımızda yer almıyorlar. Eski karpuzların çoğunluk döneminde sahip oldukları çekirdeklerin, günümüz karpuz çekirdeklerinden çok daha büyük ve sert olduğu görülüyor. 

modern karpuz

Çağdaş karpuz diyebileceğimiz yapay seçilim ile üretilen günümüz karpuzları ise bildiğimiz gibi adeta çekirdeksiz, etli ve sulu meyvelerdir. Bilhassa son yıllarda yapılan araştırmalar ile artık kelek ya da çekirdekli karpuz görmek oldukça baskı. Sadece birkaç yüzyılda karpuzda yaşanan değişimin tek nedeni suni seçilimdir.

10 bin sene önceki muzların çekirdekleri vardı, altında temsili olarak üretilen bir muzu görüyoruz: 

yabani muz

Muz, özellikle ülkemizde fakat son 20 yılda basit ulaşılır bir meyve haline gelmiş olsa da birincil muzların günümüzden takriben 10 bin yıl önce, bugün adı Papua Yeni Gine olan bölgede yetiştirildiği düşünülüyor. Eski muzların bildiğimiz muzlar ile aralarında büyük fark var. En dikkat çeken nokta ise içinde yer alan büyük ve sert çekirdekler.

modern muz

Çağdaş muz diyebileceğimiz yapay seçilim ile üretilen günümüz muzları ise yerken ya da doğrarken bile gözle görülmeyecek veya hissedilmeyecek kadar ufak ve yumuşak çekirdeklere sahipler. Bir De günümüz muzları, herhangi bir makine olmadan kabuğu zahmetsizce soyulacak şekilde hayatımızda lezzetli bir yer edindiler. 

Patlıcanlar yalnızca mor renkli değillerdi. Aşağı sarı ve dikenli bir patlıcan türünü görüyorsunuz:

yabani patlıcan

Patlıcan tarihinin, en az insanlık tarihi kadar uzun ve eski bir geçmişi var. Ancak yabani patlıcan diyebileceğimiz eski patlıcanlar günümüz patlıacanlarından öbür olarak beyaz, mavi, sarı ve mor gibi o kadar fazla öbür renkte karşımıza çıkıyorlardı. Ayrıca bazı yabani patlıcan türlerinin bitki gövdesine ast sap kısmında büyük dikenler olduğu biliniyor.

modern patlıcan

Moden patlıcan diyebileceğimiz suni seçilim ile üretilen günümüz patlıcanları ise genelde Çin’de yetiştirilen ilkel akrabalarına hiç benzemiyorlar. Dikenler yerini ufak tüylere, acayip renkler yerini siyahımsı bir mora ve herkes öbür olan şekiller yerini yemek yemek için en yerinde kıvrımlara bırakmış durumda. Çekirdek durumu ise tüm yapay seçilim ürünlerinde olduğu gibi ufak ve yumuşak. 

10. yüzyılda habuçlar aşağıdaki gibi renksizdi:

yabani havuç

Yabani havuç diyebileceğimiz eski havuçların başta 10. yüzyılda günümüz İran ve Küçük Asya bölgesinde yetiştirildiği biliniyor. Ancak birincil havuçlar ne turuncu ne de güzel görünümlüydüler. İlkel havuç genelde beyaz ve mor renge sahipti. Bir De üstünde çatallı görünüme sahip pek fazla kök uzantısı da bulunuyordu.

modern havuç

Modern havuç diyebileceğimiz yapay seçilim ile üretilen günümüz havuçları ise sevimli ve turuncu bir renge sahipler. Bundan Başka çirkin ve yemeyi zorlaştıran çatallı görünüme sahip köklerin yerini kıldan daha ince olan beyaz kökler almış durumda. Seçici yetiştirme sonucu günümüz havuçları iki yılda bir çiçek vererek daha verimli bir üretim sürecinin parçası haline geldiler.

Mısırlar, 9 bin sene önce aşağıdaki gibiydi:

yabani mısır

Darı, Amerika kıtasına özgü bir sebzedir ve günümüzde bildiğimiz anlamdaki darı türü Kuzey Amerika’ya özgü. tatlı mısır türüdür. İlk kere milattan önce 7 bin yılında evcilleştirilerek insan göre tarım ürünü olarak kullanılan darı, daha fazla taze fasulyeye benziyor ve içindeki darı tanelerinin son derece sert olduğu söyleniyor.

modern mısır

Çağdaş darı diyebileceğimiz suni seçilim ile üretilen günümüz mısırları ise 9 bin sene önceki atalarından bin kat daha büyükler. Kolayca büyüyüp geliştikleri gibi kabukları da tek hamlede soyuluyor. Yabani mısırdaki şeker oranı 1,9’du, günümüz mısırının şeker oranı ise 6,6’dır. Mısırdaki bu büyük gelişme 15. yüzyılda Avrupalıların mısır yetiştirmesi ile başlamıştır. 

Şeftalilerin çekirdekleri büyük, tatları da azıcık tuz gibi olurdu:

yabani şeftali

Günümüzün tüylü, etli, sulu şeftalilerinin atası olan ilkel şeftalilerin bir kiraz boyutunda, epeyce etsiz ve biraz da tuzlu bir tada sahip olduğunu bilmek doğrusu şaşırtıcı. İlk kere milattan önce 4 bin yılında Çin’de tatlı olanları yayınlaştırılan, insan tarafından tarım ürünü olarak kullanılan şeftali, büyük çekirdeğe sahip ufak bir meyveydi.

modern şeftali

Çağdaş şeftali diyebileceğimiz suni seçilim ile üretilen günümüz şeftalileri ise binlerce takvim mücadele sonucu az daha yumruk dek, etli, sulu ve tatlı bir ışık halkası geldiler. Günümüz şeftalileri atalarından 64 kat daha büyük, yüzde 27 daha sulu ve yüzde 4 daha tatlı durumdalar. İlerleyen zamanlarda şeftalilerin çekirdeklerinin daha da küçültüleceği varsayım ediliyor.

Suni seçilim ve genetiği değişmiş gıda gibi tanımlar kulağa birazcık gelse bile gerçekten insanlık tarihi dek uzun süredir zaten bitki ve hayvanların genetiği ile oynuyoruz. Doğanın dengesini bozacak farkli kimyasallara bulaşmadan böyle ufak yapay seçilimler kulağa pek da fena gelmiyor. 

Suni seçilim nedir?

Yapay seçilim, mikroorganizmaların en iyi genlerinin alınarak üretilmesi ve bu iyi özellikleri nesil nesile aktaran bitki ve hayvan türlerinin yaratım sürecidir. Bitkilerde seçici yetiştirme olarak adlandırılan yapay seçilim sonucunda, en verimli türlerin hayatta kalması ve nesilden nesile bu zinde genlerin aktarılarak verimsiz türlerin ortadan kaldırılması hedeflenir.

Suni seçilim ile doğal seçilim arasındaki en temel fark insan faktörüdür. Doğal seçilimde çevresel faktörlere dayanamayan zayıf türler ortadan değil olurken, yapay seçilimde insan için atıl olan türler ortadan kalkar ya da daha verimli olacak şekilde, genetiği üzerinde şartların değişmesi yapılır.

Comments
To Top