Haber

Analiz: Joe Biden’ın ABD Başkanı Olması, Teknoloji Dünyasını ve Bizi Nasıl Etkileyecek?

Analiz: Joe Biden’ın ABD Başkanı Olması, Teknoloji Dünyasını ve Bizi Nasıl Etkileyecek?

Bugün kullandığımız adeta bütün teknolojik cihaz, hizmet ve imkanların arkasından bir ya da aniden fazla ABD’li şirketin imzası var. Akıllı telefonlarımız, bilgisayarlarımız, işletim sistemleri, uygulamalar, ücretli abonelik servisleri, reklam servisleri, e-ticaret şirketleri… ABD’nin ihraç ettiği teknolojileri saymakla son vermek güç, hayatımıza etkisi olmadığını söylemek imkansız.

2016’da Obama’nın yerine göreve gelen Donald Trump döneminde gördük fakat ABD halkının seçtiği, böylece sadece ABD’yi ilgilendiriyor gibi görünen Başkanlık makamı, doğrusu binlerce kilometre ötedeki bizi de fazlası ile etkiliyor. Gerçi bu koşul daha önceki bütün ABD başkanları için de geçerliydi. Ama Trump döneminde yaşananlar, teknolojinin de etkisi ile hiç olmadığı dek yakından hissedildi.

joe biden

2017’de ortaya meydana çıkan Cambridge Analytica skandalı ile sosyal medyaya ve internete azalan güven, ardındaki kızışan ABD-Çin ticari savaşı ve sonuçları, yaşananların sadece minik bir kısmıydı. Bundan Böyle kendimizi bu konulara kapatsak bile, her şeye daha yakından şahit olmamızı karşılayan şey yeniden kabaca “teknoloji” oldu.

Joe Biden: “İklim değişikliği, nükleer silahlanma, milletlerarası terörizm, siber savaş, yıkıcı yeni teknolojiler, kitlesel göç… Bunlardan hiçbiri ABD’nin ya da herhangi bir ülkenin tek başına hareket etmesi ile çözülemez.”

jeo biden fotoğraf

Biden’ın seçim öncesi yaptığı bir konuşmada sarf ettiği bu sözler, doğrusu teknolojik olanak ve ortamların bundan böyle her alanda ne kadar kayda değer olduğunu ortaya koyuyor. İfadeleri ilk etapta bir kuvvet birliği çağrısı biçiminde ve olumlu bir yaklaşma olarak görebiliriz. Oysa Biden ile ABD, diğer ülkeleri kendi istediği yoldan götürmek isteyecek.

Biden’ın olumlu bir tavırla açıklama etti bu ayrıntı, sadece takım elbiseli adamların büyük binalarda yaptıkları konuşmalarla sınırlı kalmıyor. Teknoloji aracılığıyla hepimizin hayatını etkiliyor, bu tesir gün geçtikçe artıyor. Bir diğer tabirle “bombalar” sesini duyamayacağımız dek uzak patlasa bile “kulaklarımız çınlıyor”.

Trump ve Biden’ın tek ortak noktası: Çin nefreti

joe biden trump

ABD ve Çin arasındaki, teknoloji sektörü odağında dönen ticari savaşa senelerdir tanık oluyoruz. Bu savaş esnasında ABD, Çin’in Apple’ı olan Huawei ve ZTE’yi “ulusal güvenlik tehdidi” olarak gösterdi; hatta Pentagon Huawei’yi az kalsın sınır dışı edip; ülkede telefon satmasını yasakladı, 5G altyapısı için diğer şirketlerle anlaşma yollarını aradı, Google ile arasını açıp başvuru ve hizmet desteğini kesti.

Hem ABD, sosyal medya alanında yalnızca kendi şirketleri Facebook, Twitter ve Google’ı rakipsiz olarak bakmak istiyor. böylece Çin merkezli TikTok’u bitirmek için elinden geleni yapıyor. Hatta Trump, TikTok’un ABD operasyonlarını satın almaları için ABD’li şirketlere de ciddi şekilde baskı yapmış, Microsoft ve Oracle gibi devleri bu konuda hamleye zorlamıştı.

Sosyal medyanın iki ülke aralarında kavga sebebi olma nedeni de epeyce açık: Büyük data, çünkü büyük veri de bundan böyle petrolden daha fazla para kazandırıyor. ABD, artık petrol için başka ülkelerin topraklarına “demokrasi götürmek” yerine; Çin ile dijital rekabette savaşarak, “dijital petrol” olarak da aşina veri gücünü elinde tutmak istiyor.

jeo biden çin

“Firmalarımızdan teknolojilerimizi, fikri mülkiyetlerimizi çalmaya devam etmesi durumunda Çin’e karşısında sertleşmemiz gerekiyor.” diyen Joe Biden’ın şu sözlerini dikkatle okumakta fayda var:

“Çin, küresel ekonominin yarısını görmezden gelmeyi göze alamaz (yarısı ile ABD’yi kastediyor). Eğer iki taraflı hitabe alırsak, çevreden işgücü ticaretine, teknolojiden şeffaflığa değin gelecekteki rotanın kurallarını biçimlendirmek için manâlı bir destek sağlıyor. Bu Nedenle Rusya’nın, Çin’in yok, Amerika’nın değerlerini yansıtabiliriz.”

“Batının, küresel ekonominin ve dijital çağın yeni kurallarını belirlerken kaybedeceği zamanı yok. Yirmibirinci yüzyıl teknolojilerinin özgürlüğü ve demokrasiyi alıkoymak için yok daha pozitif demokrasiyi; paylaşılan refahı desteklemek için kullanılmasını sağlamalıyız. Yeni teknolojiler toplumumuzu şekillendirirken, bu teknolojilerin yasalara ve ahlak kurallara yan olmasını sağlamamız gerekir.”

“Amerikan desteği” meselesi: 

joe biden kamala harris

Joe Biden, tıpkı önceki diğer tüm ABD başkanları gibi, ülkesinin idareli, politik ve teknolojik yaptırım gücünü, milletlerarası arenada kayda değer bir koz olarak kullanacak. O Kadar ama Biden, yalnızca demokrasi ve insan hakları konusunda taahhütte yer alan ülkelere “Amerikan desteği” sunulacağını söylüyor. Hatta “Demokrasinin bir kere daha ABD dış politikasının parolası olmasını temin etmek istiyorum” ifadeleri ile bunu açıkça muhakkak ediyor. 

Amerikan desteğinden kastı ise oldukça açık: ABD çıkarlarına uygun şekilde hareket eden cümbür cemaat daha basit ticaret yapabilir, daha fazla para kazanabilir, ayrı imkanlara sahip olabilir.

Özetle Biden, ABD’nin küresel ekonomide baskın ve lider konumda olduğu dönemi geri getirmek istiyor. Bunu gerçekleştirmek için de artık yer altındaki kaynaklara yerine; cebimizdeki, evlerimizdeki veri kaynaklarına, dijital sektörlerde liderliğe yönelmek zorunda. Biden yönetimindeki ABD’nin rakipleri veya kafasının uyuşmadığı müttefikleri, sert yaptırımlar ile karşı karşıya kalabilir.

Teknoloji şirketleri Biden’ı seviyor mu?

joe biden selfie

Wired’ın yayınladığı son analize göre Silikon Vadisi çalışanlarının %95’i, seçimlerde Joe Biden’ı destekledi. Ayrıca Silikon Vadisi çalışanları, Biden’ın seçim öncesi bağış kampanyasına toplam 4,7 milyon dolar desteklık yardım verdi. Buna karşın Trump’ın bağış kampanyası 239 bin dolar takviye toplayabildi. 

Google (Alphabet), Amazon, Apple, Facebook, Microsoft ve Oracle çalışanları üstünde yapılan bu inceleme gösteriyor ancak çalışanlar Biden’ı seviyor. Fakat bu sevgi, Trump’ın sağladığı vergi kolaylığı ortadan kalkınca değil olabilir. Ayrıca Biden’ın uluslararası politikaları nasıl diğer ülkeleri ve bizleri etkileyecekse, teknoloji şirketlerini de etkileyebilir. Şimdilik müşterek sevgiden laf edebildiğimiz bu ilişkinin geleceğini vakit gösterecek.

Peki Biden Türkiye hakkında ne düşünüyor? 

biden erdoğan

Trump’ın aksine Biden, devlete ait müttefiki Türkiye ile daha enerjik ilişkiler kurmaya sıcak bakmıyor. Oysa kağıt üstünde müttefik olmasına da itirazı yok. Nitekim bu tarz yaklaşımların nasıl değiştiğini Trump döneminde de gördük. Biden’ın yaklaşımı ise Trump değin dengesiz değil, fakat birincil etapta Türkiye hakkında olumlu görüşleri bulunmadığı açık. Hatta Türkiye dahil, Filipinler ve Macaristan gibi diğer soğuk yaklaştığı ülkelere çağrıda bulundu, ABD başkanlarından sıkça duymaya alıştığımız “demokrasi” vurgusu yaptı. 

ABD’nin dış ilişkilerinde Trump öncesinde olduğu gibi “demokrasi” odaklı olması, bu konuda anlaşamadığı ülkeler için engebeli bir sürecin başladığını gösteriyor. Zira ABD’nin “demokrasi” adını vererek yurt dışarıya icra ettiği şeyler, Türkiye’nin yanı başında yıllardan beri süren bir savaşa dönüştü; bu savaş, birçok ülkenin dağılmasına yol açtı. Ama ABD, tüm bunları geçmişte asker göndererek, yaptırım uygulayarak, yasa dışı örgütlere silah desteği vererek yaptı. Şu Anda tüm bunlar yerine önem olarak tek bir şeyi kullanıyor: Teknoloji.

biden

Biden’in Türkiye hakkındaki düşünceleri ve alacağı muhtemel olumsuz kararlar, aracısız ekonomik sonuçlar doğurabilir. Örneğin Türkiye aleyhine alacağı bir ticari karar ile kur farkı daha da yükselebilir, adeta her kalemde kura bağımlı teknoloji sektöründeki mahsul ve hizmetlerin fiyatları daha da yukarı çıkabilir. Teknolojik alım gücümüz daha da düşebilir. 

Böyle bir durumda, Türkiye’de yaşayan bizlerin yerli üreticilere dönmesi kalıcı bir çözüm olmayabilir, zira yerli bir zeki telefonun bile yazılımı ABD merkezli bir şirkete ait olacak. Özet Çıkarmak icabında hangi konuda olursa olsun Biden’ın Türkiye hakkındaki yaklaşımı, bizim teknoloji ile ilişkimizi etkileyecek. Belli olan bir şey var ama Biden’ın her türlü söylem, karar ve eylemi; bugüne değin gördüğümüz tüm ABD başkanlarına kıyasla ülkemizdeki teknoloji sektörüne daha çok tesir edecek.

Kaynaklar: Deutsche Welle Turkish, The Information, Wired

Comments
To Top